Bu yazı ‘Visual Design Solutions’ ve ‘Visual Language for Designers’ kitaplarının yazarı Connie Malamed‘in kendi websitesinde yayınladığı How to Reduce Friction in eLearning başlıklı blog yazısından çevrilmiştir.
Friksiyon, bir web sitesi veya online kursun arayüzünde, kullanıcının sistemi verimli biçimde kullanabilmesini engelleyen her şeydir. Ziyaretçiler veya kullanıcıların deneyimleri sırasında karşılaştıkları olumsuz herhangi bir unsura karşı geliştirdikleri dirençtir. e-Öğrenmede buna sebep olan şeyler, sayfanın yavaş yüklenmesinden, karmaşık ve zor bir kullanıcı arayüzüne kadar her şey olabilir. Düşük seviyedeki friksiyon sadece memnuniyetsizlik yaratırken, yüksek düzeyde olduğunda kullanıcının eğitimi tamamlamadan LMS’ten çıkmasına neden olabilir.
Yüksek friksiyon deneyimleriyle karşılaşmak oldukça alışılagelmiş bir durumdur. Uzun uzadıya doldurduğunuz bir form, Gönder’e bastığınız anda gönderilmediği için verilerinizi tekrar girmek zorunda kaldığınız oldu mu hiç? Ya da online satın alma işleminiz, işlemin ortasında bir şekilde ortadan kayboldu mu? Bunlar kullanıcıların direnç göstermeleri için yeterli sebeplerdir.
Düşünceli tasarımcılar, bu tarz durumlar için kullanıcı direncini azaltmanın yollarını ararlar. Örneğin, kahve siparişi vermek için kullanılan bir mobil uygulama, sıra beklemeyi ortadan kaldırır. Boş park yerlerini gösteren otopark ışıkları, yer bulmanın zorluğunu azaltır.
Peki öğrenme tasarımcıları olarak, direnci azaltmak için neler yapabiliriz? Öğrenme deneyimlerini çevreleyen zorlukları nasıl en aza indirebiliriz?
Kullanıcı Direncinin Türleri
Kullanıcı deneyimi (UX) tasarımında kullanıcı direnci, dijital ürünlerinizde insanların sıkıntı yaşadığı noktaları ve kullanılabilirlik sorunlarını ifade eder. Kullanıcıların amaçlarına ulaşmalarını engelleyen her şeyi içerir. Sanchin Rekhi’nin “Friksiyon Hiyerarşisi” başlıklı makalesinde açıkladığı üç tür direnç bulunmaktadır: Etkileşim, Bilişsel ve Duygusal. Aşağıdaki tanımlardan yola çıkarak, sizin de öğrenme tasarımından örnekler aklınıza gelecektir.
Sanchin Rekhi
Etkileşim Direnci
Etkileşim direnci, insanların amaçlarına ulaşmalarını engelleyen kullanıcı arayüzü (UI) unsurlarına işaret eder. UI tutarsız veya kafa karıştırıcı olduğunda ve kullanıcının eylemlerine müdahale ettiğinde ortaya çıkar. Öğrenme tasarımındaki bir örneği, kişinin LMS içinde arama yaptığında eğitim kursunu bulamaması durumudur.
Bilişsel Direnç
Kullanıcı arayüzünden beklenmedik bir eylem gerçekleşmesiyle oluşan durumdur. Örneğin, bir e-kurs katılımcısının bir terimin tanımını öğrenmek için butona tıkladığında, pop-up penceresi açılmasını beklediğini varsayalım. Kullanıcı düğmeye bastığında pop-up yerine, kurs platformunun dışında bir sözlük sayfasına yönlendiriliyorsa, kursa dönmek zor gelecektir.
Duygusal Direnç
Duygusal direnç, zayıf bir kullanıcı deneyiminden kaynaklanan olumsuz duyguları ifade eder. Birisi bir görevi tamamlayamaz veya istenen bir eylemi gerçekleştiremezse, bu çoğunlukla hayal kırıklığı ve motivasyon kaybına neden olur.
e-Öğrenmede Friksiyonu Nasıl Azaltırız?
Daha pozitif dijital öğrenme deneyimleri tasarlamamıza yardımcı olabilecek yöntemleri şu şekilde sıralayabiliriz:
- Prototipi sürecin başındayken oluşturun: Kursu geliştirme aşamasına geçmeden, henüz tasarım sürecindeyken, eklemeyi düşündüğünüz etkileşimler için bir prototip oluşturun. Sıkıntı yaşanabilecek noktaları böylece başından ele alın.
- Kullanılabilirlik testi uygulayın: Öğrenme deneyimini katılımcılar ile test ederek, sıkıntılı noktalarını önceden belirleyin. Testinize en baştan (mümkünse LMS’e giriş yapıldığı andan) bittiği ana kadar olan süreci dahil edin. Katılımcılardan aldığınız geri bildirimle, öğrenme yolculuğundaki etkileşimsel, bilişsel ve duygusal tüm zorlukları belirleyin.
- İlk-kez kullanımını (FTU) dikkate alın: İlk-kez kullanıcıları dijital ürünlerinizin kullanılabilirliğini hızla değerlendirebilirler. İdealinde, kullanıcı arayüzü dediğimiz şey sezgiseldir, bu nedenle kullanıcıyı eğitmeye gerek yoktur. Ancak yine de yeni kullanıcıları platformunuzla tanıştırmanız gerekiyorsa, bunu kısa ve net bir şekilde yapın. Bağlamdan uzaklaşmadan yaparsanız, hatırlamak zorunda oldukları bilgi de az olacaktır.
- Görünür hale getirin. Menüleri, yönergeleri ve diğer arayüz seçeneklerini gizlenmekten kaçının. Kullanıcılar bu bileşenleri nasıl bulacaklarını bilemeyebilirler. Kullanıcı bir bileşende ne olduğunu anlayabilmek için üzerine fareyi götürmek zorunda kalmasın. İşlevler ne kadar görünür olursa, kullanıcıların ne yapacaklarını bilme şansları da o kadar fazla olur. Bu, Don Norman‘ın etkileşim tasarımının altı prensibinden biridir.
- Bağlamı göz önünde bulundurun: Çalışanlar farklı amaç ve ortamlarda eğitim alırlar. Kullanıcı arayüzü ve deneyimlerinin, projenin analiz aşamasında belirlediğiniz bağlamla uyumlu olduğundan emin olun.
- Seçenek sayısını azaltın: Bilişsel yük araştırmalarından biliyoruz ki, insanların bilgi işleme kapasiteleri sınırlıdır. Kullanıcı arayüzünde ve etkinliklerde çok fazla seçenek ve özellik yorgunluğa neden olabilir.
Hick’in yasası, bir kişiye ne kadar çok seçenek sunulursa, en iyi seçeneği belirleyebilmesi için o kadar çok zaman gerekeceğini anlatır. Nielson Norman Group’a göre de genel olarak sadelik, çok fazla seçeneğin olmasından üstündür.
- Adımları azaltın: Bu standart kullanılabilirlik ilkesi öğrenme ürünleri için de geçerlidir. Bir görevi tamamlamak veya hedefe ulaşmak için çok sayıda adımı geçmek gerekiyorsa, adım sayısını azaltmanın ya da süreci sadeleştirmenin bir yolunu arayın.
- Hataları azaltın: Kapsamlı kalite güvence testleri, ürün hatalarını azaltmanıza yardımcı olabilir. Burada kullanılabilirlik testinin aksine, amacınız kullanıcı arayüzünü iyileştirmek değil, programlama, yönergeler, hata mesajları ve benzeri sorunları bulmaktır.
Sonuç
Öğrenme tasarımcıları, kullanıcı deneyim (UX) prensiplerini ve tekniklerini benimseyerek, kullanıcıdaki hayal kırıklığını önleyen ve olumlu deneyimleri teşvik eden, sezgisel kullanıcı arayüzleri oluşturabilirler. Motivasyon, öğrenme için önemli bir unsurdur. Kullanıcı direncini azaltmak, olumlu bir etki yaratmaya ve öğrencinin motivasyonuna katkı sunacaktır.
Kaynak:
1. the eLearning Coach
2. eLearning Industry
Illustrations by storyset
Image by freepik